ÇOCUĞUNUZ VE SİZ OKULA HAZIR MISINIZ?
Kendine
en fazla güvenen bir çocuk bile, okula başladığı gün özellikle ilk saatlerde
farklı bir kaygı hissede içinde... Bu durum, hepimizin yeni bir ortama girerken
yaşadığımız kaygı gibidir. Biri hemen gülüverse ya da ilgi gösterse artık oraya
uyum sağlamış kabul ederiz kendimizi.
Biz yetişkinler
olarak birbirimizden farklı olduğumuzu çok rahat kabul ederiz. Çünkü sürekli
değişik insanlarla karşılaştığımız için değişiklikleri ya severiz ya
karşı çıkarız yada onu olduğu gibi kabul ederek devam ederiz
hayatımıza...
Tıpkı biz yetişkinler
gibi çocuklarımızın da özel bir dünyası vardır. Değişik insanlar gördükçe
farkları anlamaya başlarlar. Fakat onların biz yetişkinlerden tek farkı, bunu ustaca ifade
edemeyişleridir.
Okulun ilk günlerine
kadar çocuğunuz çok dışa dönük, hemen insanlarla kaynaşan, kendine hemen bir
uğraş bulan bir çocuk olabilir ve onun bu haliyle okula başlaması sizde hiçbir
tedirginlik oluşturmaz. Ama okulun ilk günü çocuğunuzda görebileceğiniz bir ağlama hali sizi
şaşırtabilir. Size hiç ihtiyaç duymayan çocuğunuz, bacaklarınıza sarılarak beni
bırakma diyebilir.
Ya da çok endişeli bir durumda olabilirsiniz. Acaba evdeki gibi sessiz mi kalacak bu çocuk? Arkadaş edinebilir mi acaba? Ya okulun merdivenlerinden düşerse?Akşam servisini bulabilecek mi? Ya öğretmenini sevmezse? Gibi endişeler aklınızı karıştırabilir.
Öncelikle rahat bir
nefes alın. Sizinle aynı durumda olan bir çok insan var. Hepimizin aileleri bu
kaygıları yaşadı ve her eğitim – öğretim döneminde bunu yaşayan milyonlarca
aile var. Bazı özel durumların dışında genellikle bütün çocuklar okula alıştı
ve bu kaygıyla baş edebilmeyi kendiliğinden öğrendiler.
ÇOCUĞUNUZ OKULA BAŞLAMADAN ÖNCE NELER YAPABİLİRSİNİZ?
Okullar açılmadan bir önceki gün;
Çocuğunuza güven verici yaklaşımlarda bulunmanız, geçmişte
yaşadığınız ve onun güven deposunda bulunan hatıralarını ayıklamanız ve kontrol
etmeniz çok önemli. Örneğin; daha önce söz verdiğiniz bir durumda sözünüzü
tuttuğunuzu ona hatırlatmak gibi.
Okula ilk başladığınız zaman yaşadıklarınızı ( olumlu olayları)
ona anlatmak onu rahatlatacaktır.
Sizinde onun kadar heyecanlı olduğunuzu anlatın. ( “Ayyyy.. yarın
okula başlıyorsun her şeyin yepyeni... kim bilir ne güzel bilgiler
öğreneceksin, arkadaşların olacak ,
öğretmeninle neler yaşayacaksın acaba? Ben de merakla bekliyorum.”
diyebilirsiniz.)
Çocuklarınız sizi model alırlar. Çocuğunuzun okula başlaması ile
ilgili tedirginliğinizi onunla paylaşmayın ve hissettirmeyin.
Okula başlamadan önceki gece;
Bir uyku saati belirleyin ve bu saatte çocuğunuzun yatmasını
sağlayın. Ilık bir banyo yaptırırsanız, rahatlamış olan çocuğunuz kolaylıkla
uyuyacaktır.
Sabah uyandığınızda sevdiği yiyeceklerden oluşan bir kahvaltı
hazırlamanız işe yarayabilir. ( Ağır
kızartmalardan, ağız kokusu yapabilecek yiyeceklerden ve sütten kaçının.)
Çocuğunuzun eve gelme saatinde;
Mutlaka evde olun ve onu karşılayın ya da onu karşılayacak kişi
hakkında daha önceden çocuğunuza bilgi verin. Bu çocuğunuzun mutlu ve huzurlu
olmasını sağlar. Bu davranışınızı, çocuğunuz üniversite yıllarına gelene kadar
sürdürün. Bir sıkıntı olmadığı müddetçe, çocuğunuzun eve gelme saatlerinde evde
hazır bulunmaya çalışın.
Okulun ilk
günü sizi sarabilecek kaygılardan bir kısmını
şöyle sıralamamız mümkün:
♥
Okulun
ilk günü okulda durmalı mıyım?
♥
Ağlar
ve beni bırakmazsa ne yapmalıyım?
Okulun ilk günü okulda durmalı mıyım?
♥
Okulun
ilk günü çocuğunuz ile birlikte okula gelmeniz, sizin ve çocuğunuzun okula
ısınması yönünden çok iyi olacaktır. Okul idaresi ve öğretmenlerimiz, tüm
sıcaklığı ve güler yüzü ile sizleri karşılayacağı için zaten ilk adımda
kendinizi uyum sağlamaya yakınlaşmış bulacaksınız.
♥
Özel bir durum olmadığı takdirde, okulun
başladığı haftanın ikinci günü, çocuğunuza hissettirmeden gelip gözlem
yapabilirsiniz. Bu sizin içinizin rahatlamasını sağlar.
♥
İlk
haftalarda haftada bir gün, çocuğunuzun haberi olmadan ona on dakikalık sürpriz
bir ziyarette bulunabilirsiniz.
Ağlar ve beni bırakmazsa ne yapmalıyım?
♥
Çocuğunuz
ilk gün öğretmeni ile derse girerken sorunlar yaşayabilir. Ağlayabilir, kendini
yerden yere vurabilir, öfke nöbeti geçirebilir. Böyle bir durumda ilk yapmanız
gereken şey, çocuğunuzu bir müdahalede bulunmadan öğretmenine emanet etmektir.
Çoğu bağırıp çağıran , ağlayan öğrencilerimiz, sınıfa girdikten en fazla 20 dk.
Sonra ağlamayı bırakırlar. Burada tavrınız çok önemli. “Ağlıyor, ya başına bir
şey getirirse” diye düşünüp, çocuğunuzdan ayrılmazsanız bu olaya çözüm bulmakta
zorlanırsınız. Yeter ki biraz sabırlı olun. Yardıma ihtiyaç duyduğunuz
takdirde,sınıf öğretmeni veya rehber öğretmen ile görüşebilir, onların
yardımlarını isteyebilirsiniz.