
Anne, baba ve öğretmenlerin
öğrencilerden genel beklentisi, onların derslerine çok çalışıp, başarılı
olmaları yönündedir. Beklenti böyle olunca başarısızlığın nedeni,
"yeterince çalışmamak" olarak görülmekte ve öğrenciden sürekli daha
çok çalışması istenmektedir. Oysa gerekli olan bilinçsizce çok çalışmak değil;
verimli ders çalışma yollarını iyi bilerek ve bunlardan gereğince yararlanarak
etkili çalışmaktır.
Öğrenmeye karşı istekli ve öğrenme için
gerekli yeteneklere sahip olma, öğrenmede başarıyı etkileyen en önemli
etmenlerdir. Ancak, bazı yetenekli öğrencilerin yeterince çaba gösterdikleri
halde bekledikleri verimi alamamaktan yakındıkları görülmektedir. Bu durum
genellikle çalışma yöntemlerini kazanamamış olmaktan ileri gelmektedir. Verimli
ders çalışma ve etkin öğrenmenin en temel koşulu bu konuda istekli ve kararlı
olmaktır. İsteklilik ve kararlılık, çalışma davranışlarınızı olumlu olarak
etkileyerek verimli ders çalışmanızı ve etkin öğrenmenizi sağlayacaktır. İkinci
olarak yapmanız gereken, kendi koşullarınıza göre bir çalışma sistematiği
geliştirmek ve sistematik içerisinde olumlu ders çalışma alışkanlıkları
kazanmaktır. Her bireyin kişilik yapısı, algılama özellikleri farklı olduğundan,
geliştireceğiniz bu sistematiğin kendinize uygun olmasına özen göstermelisiniz.
Verimli ders çalışma yollarını öğrenmek
isteyen öğrencinin, önce bu yönde olumlu alışkanlıklar kazanmaya kararlı ve
niyetli olması gerekir. Buna karar verdikten sonra ders çalışmasını aksatan ya da kolaylaştıran alışkanlıklarının bir listesini
yapmalıdır. Bir yandan listede yer alan olumsuz alışkanlıklarını bırakmaya
çalışırken öbür yandan da olumlu alışkanlıklarını pekiştirmek için çaba
göstermelidir. Çalışma ve denemeler, olumsuz alışkanlıklar atılıncaya, olumlu
alışkanlıklar iyice yerleşinceye kadar sürdürülmelidir.
“Bir şeyi yapabileceğinize inanır ya da inanmazsınız. Her iki durumda da haklı çıkarsınız.” (Edmund Spencer)

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI
1.Amaçlarınızı
Belirleyiniz: Her çalışma bir
amaca yönelik olmalıdır. Bu amaçlar, bir problemin çözümünü öğrenmek, bir
yazıdaki ana düşünceyi bulabilmek vb. olabilir. Bunları iyi belirleyerek
çalışmaya başlayan kişiler, bu yakın amaçlara ulaşa ulaşa
sınıfını geçmek, okulunu bitirmek ve sınavı kazanmak
biçiminde özetlenen uzaktaki amaçlarına da ulaşmaktadırlar.
2.Planlı
Çalışınız: Birden çok iş ya da ders üzerinde aynı günde çalışmanız gerektiğinde
hangisinden işe başlayacağınızı bilemediğiniz ya da
çalışmaya başlamak için karar veremediğiniz anlar oluyor mu? Bu soruya
yanıtınız "evet" ise, sizin planlı çalışmayla ilgili bilmediğiniz
şeyler olduğunu söyleyebiliriz. Bu tür bir durumla, yani aynı zamanda birden
çok dersi çalışmayla karşı karşıya geldiğinizde, derslerden her birinin
üzerinizde yarattığı ruhsal baskı, bunlardan herhangi birine kendinizi tümüyle
vermenizi engelleyerek ve verimsiz biçimde işlerden birini bırakıp ötekine
atılmanıza neden olacaktır. Bu tür kararsızlık ve karışıklık ancak hangi dersi
ne zaman yapacağınızı belirli bir sıraya koymakla yani karar vermekle ortadan
kalkar. İşte çalışmada plan; "nasıl", "ne zaman" ve
"nerede" çalışacağınıza karar vermek demektir.

3.Zamanı
Verimli Kullanınız: Öğrenciler
bedensel, zihinsel, duygusal yapıları, ilgileri ve yetenekleri bakımından
birbirlerinden farklıdırlar. Bir öğrencinin isteyerek çalıştığı ve hemen
öğrendiği bir ders bir başka öğrenciye zor öğrenebilir. Bir başka öğrenciyse
çabuk yorulabilir ya da çalışmak istemeyebilir. Bu
nedenle bir ders ya da konu için ayrılacak süre de
öğrenciden öğrenciye değişir. Her öğrenci zamanı kendine göre ayarlamalıdır.
Bir saat çalıştıktan sonra araya 5-10
dakikalık dinlenme koymak yararlı olur. Bu sayede bir saatlik çalışma sonunda
dağılan dikkat ve azalan verim tekrar kazanılır.
Ders çalışmak için gerekli gücün
toplanabilmesi bakımından eğlenmeye ve spora da zaman ayrılmalıdır. Ancak bu
süre gereğinden fazla olmamalıdır.
4.Verimi
Azaltıcı Etkenleri Ortadan Kaldırınız: Çalışmaya başlamadan önce, yorgunluk, uykusuzluk, ağrı, sızı, elem
duygusu, korku, öfke, aşırı kaygı, fazla heyecan, endişe, açlık, aşırı tokluk,
aile sorunları, normalin altında ve üstündeki fiziki şartlar (çok sıcak, çok
soğuk gibi), acelecilik, telaş, araç ve gereç noksanlığı gibi etkenlerin mümkün
olduğunca giderilmesi gerekir.
5.Uygun
Bir Çalışma Ortamı Seçiniz: Çalışma
yerinin seçimi çok önemlidir. Çalışma yeri derli toplu, yalın, mümkün olduğunca
sabit ve sakin olmalı, ayrıca ışık, ısı gibi fiziksel sorunları da çözümlenmiş
olmalıdır. Ayrı bir yerin sağlanamaması çalışmadan kaçmanın bir nedeni
olmamalı, elverişsiz koşullarda da ders çalışmaya alışmalıdır.
Yatakta veya koltukta uzanarak
çalışmak, dikkatin toplanmasını güçleştirecek, öğrencinin çalışmak için daha
çok zaman yitirmesine neden olacaktır.
Evin değişik yerlerini değil belli bir
yerini çalışma yeri olarak hazırlayın. Hep aynı yerde çalışmak, çalışacağınız
yere geldiğinizde kendinizi derse daha kolay vermenizi sağlar. Çalışma yeri,
çalışma davranışı için uyarıcı bir rol oynar.
En uygun çalışma ortamı şöyle
olmalıdır:
a)Üzerinde çalışmak için tüm araç ve gereçlerin
(kitap, defter, kalem, kağıt, silgi vb.) bulunduğu bir masa olmalıdır.
b)Oda ısısı ne çok soğuk ne çok sıcak olmalıdır.
c)Oda sık sık
havalandırılmalıdır.
d)Çalışma ortamında radyo, teyp, televizyon gibi
dikkat dağıtıcı araçlarla, yine dikkat dağıtabilecek nitelikte fazla resim,
fotoğraf, afiş, poster gibi uyarıcılar olmamalıdır.
e)Çalışma masası ve odası sadece ders çalışmak için
kullanılmalıdır.

6.Dikkatinizi
Uyanık Tutunuz: İnsanda dikkat her
an vardır, önemli olan bunun çalışılan konu üzerinde toplanabilmesidir. Sevilen
ve ilgi duyulan bir konu, dikkatin uyanık tutulmasına yardım eder. Daima
belirli yerlerde çalışmak, gürültünün bulunmadığı ortamlarda çalışmak,
sandalyede oturarak çalışmak, masada gerekli araçlar dışında başka şeyler
bulundurmamak, çalışma yerini 18-20 derece sıcaklıkta tutmak, işleri sıraya
koymak, işleri bitirmede kendinizle yarış kararı almak, her seferinde bir çeşit
işle çalışmak dikkatin dağılmasını önleyici yöntemlerdir.
7.Derse
Hazırlıklı Geliniz: Başarılı
olmanın yollarından biri de derslerin işlenmesine etkin olarak katılmaktır.
Derslerde sürekli edilgin durumda kalan öğrencilerin işlenen konuları
anlamaları zordur. Öğrenciler okula gelmeden önce, o gün işleyecekleri konuları
gözden geçirmelidirler. Bu sayede hem derslerin işlenişine katılmak için
gerekli güveni kazanırlar, hem de öğretmenin anlattıklarını daha kolay
anlarlar.
Gerek işlenecek konulara hazırlanırken,
gerekse işlenen konular gözden geçirilirken, anlamakta zorluk çekilen yerler
belirlenmeli, bu konularla ilgili sorular hazırlanıp, derste öğretmene
sorulmalıdır.
“İyi ağaç kolay
yetişmez; rüzgar ne kadar kuvvetli eserse, ağaçlarda o kadar sağlam olur.” (J. Willard Marriot)

8.Not
Tutunuz: Öğrencilerin büyük bir
kısmı not tutma tekniğini bilmemektedir.
Not tutarken;
1.Anlatılanlar öğretmenin ağzından çıktığı gibi
değil, anlaşıldığı gibi yazılmalıdır.
2.Öğretmenin anlattığı konunun ana fikri ve
anlamları kavranıncaya kadar beklenilmelidir.
3.Zamanın çoğu yazmakla değil, dinlemekle,
fikirleri kavramaya çalışmakla geçmelidir.
4.Konu; grafik, şekil, istatistik vb. bilgilere
dayalı olarak anlatılıyorsa notlar arasına bunlar da alınmalıdır.
5.Önemli fikir ve paragrafların aynen yazılmasında
fayda vardır.
6.Yazıların düzgün ve okunaklı olmasına önem
verilmelidir. Önce müsvette yapma, sonra temize
çekilme yoluna gidilmelidir.
Derslerini düzenli takip eden öğrenci, dersi iyi
dinleyip düzenli not da tutuyorsa sınavlarla ilgili ipuçlarını elde etmiştir.
Bazı öğretmenler ders anlatırken ses tonları ile önemli olan bölümleri
hissettirirler. Dersi iyi dinleyen öğrenciler bu bölümleri hemen yakalar ve
değerlendirir. Not tutmak, derse aktif katlımı ve dikkat arttırmayı sağlar. Konuyu
dinlerken tutulan notlar, konuların akılda kalmasını kolaylaştırır. Derste
tuttuğunuz notları sonradan temize de çekebilirsiniz. Böylece konuları yeniden
yorumlayabilir, ayrıntılar üzerinde çalışabilirsiniz. Bu çalışmayı hemen dersi
izleyen günlerde yaparsanız öğrenilenler akılda daha iyi kalır.
9.Araç-Gereç
ve Kaynaklardan Yararlanınız: Öğrenci,
herhangi bir konunun öğrenilmesinde, basılı araçlara ne kadar baş vurursa,
öğrenme ilgisi ve zihinsel yetileri de o kadar çok genişleyecektir.
Basılı öğrenme araçlarından
yararlanmada çizelge, grafik, harita ve resimlerin özel bir önemi vardır.
Bunlar sayfalarca anlatılan bilgileri topluca ve bir arada vererek o konunun
kavranmasına yardımcı olmaktadırlar.
“Yaptığımız
şeylerden duyduğumuz pişmanlık zamanla geçer, ne var ki yapmadığımız şeylere
pişmanlığın çaresi yoktur.”
(Sydney J. Harris)
10.Verimli
Okuyunuz: Okuma, öğrenmenin en
temel yoludur. Öğrenmede hızlı okuma önemli ve gereklidir. Hızlı okumayla hem
okunanlar daha iyi anlaşılır, hem de zamandan kazanılır.
Hızlı okumanın en önemli yolu sesiz
okumadır. Sessiz okuma hızı arttırdığı gibi anlamayı da kolaylaştırır. Hızlı ve
anlamlı okuma becerisi kazanabilmek için bol bol
okuma çalışmaları yapılmalıdır. Önce gazete, öykü ve roman gibi şeylerle işe
başlamalı giderek boş zamanları okuyarak değerlendirme alışkanlığı
kazanılmalıdır.
11.Aralıklı
Tekrarlar Yaparak Unutmayı Önleyiniz: Öğrenilenler
zamanla unutulabilir. Unutmayı önlemenin iki yolu vardır. Bunlardan biri öğrenilen
bilgileri yeri geldikçe kullanmak, diğeri de aralıklı olarak tekrar etmektir.
Öğrenciler öğrendiklerini yeri geldikçe
kullanırken hem bunların işe yaradığını görecekler, hem de yeni bilgiler
edinmeye motive olacaklardır.
Aralıklı olarak yapacakları tekrarlar
sayesinde ise bir taraftan eski öğrendiklerini hatırlarken diğer yandan da
sınavlara her an hazır durumda olacaklardır.
“Başarıyı hedef
alın; mükemmel olmayı değil. Yanlış yapma hakkınızdan vazgeçmeyin;
vazgeçerseniz yeni şeyler öğrenme ve gelişme olanağınızı kaybedersiniz.
Unutmayın; mükemmeliyetçiliğin arkasında korku yatar. İnsan
olduğunuzu hatırlayarak korkularınızı göğüsleyin. Daha mutlu ve daha
etkili bir insan olursunuz.”
(David M. Burns)